Yaşanabilir Bir Gelecek İçin: Sürdürülebilir Beslenme

Sürdürülebilirlik denildiği zaman aklınıza ilk olarak otomobil kaynaklı karbon emisyonu ya da geri dönüşüm mü geliyor? Yaygın olarak bu kaynaklar üzerinde durulsa da aslında tüm dünya yaşamını etkileyen başka bir sürdürülebilirlik konusu daha var: Sağlıklı diyetler yani sürdürülebilir beslenme türleri. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO / DSÖ) öneme üzerinde durduğu sağlıklı diyetler ve etkileri ile ilgili bilgi alarak dünyanın geleceği için bir adım da siz atabilirsiniz.

Önce ¨Sürdürülebilirlik nedir?¨ sorusunun cevabına bakarak genel bir çerçeve çizebiliriz. Sürdürülebilirlik konusunda en yaygın kabul gören açıklama 1987 Birleşmiş Milletler (BM) Burtland Komisyonu’nda yapılan şu tanım: ¨Sürdürülebilirlik, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden bugünün ihtiyaçlarının karşılamasıdır.¨ Peki, sürdürülebilirliğin gıda tüketimi ile ilişkisi nedir?

Beslenme ve Doğa İlişkisi

WHO Sürdürülebilir Sağlıklı Diyetler Raporu’na göre mevcut gıda üretim sistemleri, sera gazı salınımının %10 ila %35’inden sorumlu. Ayrıca ormansızlaşma ve biyoçeşitliliğin kaybına da sebep oluyor. Belirli besin gruplarının yoğun olarak tüketilmesinin ve sağlıksız beslenmenin tercih edilmesinin de bu olumsuz etkileri artırdığı belirtiliyor. Örneğin yapılan araştırmalara göre hayvansal ürünlerin üretiminde, bitki yetiştirmeye göre 20 kat daha fazla tatlı suya ihtiyaç duyuluyor.

Sağlıksız beslenme, insanların yaşam sürelerini ve kalitelerini olumsuz etkileyebiliyor. Yine WHO verilerine göre 670 milyondan fazla yetişkin ve 120 milyondan fazla çocuk (5-19 yaş) obez olarak kabul ediliyor. Öte yandan dünya çapında  820 milyondan fazla kişi de yeterli beslenme kaynaklarına sahip değil.

İşte, bu noktada WHO, sağlıklı diyetler ile insanların yaşamlarının iyileştirilmesini ve tek tip beslenmenin önlenerek adil bir yiyecek dağılımının oluşmasını öneriyor. Sağlıklı diyetleri benimsemenin, sürdürülebilir bir yaşama olan katkısını da önemle vurguluyor.

Sürdürülebilir Beslenme İlkeleri Nelerdir?

Büyük fedakarlıklar yapmadan, sadece beslenme alışkanlığınızda bazı değişimler gerçekleştirerek doğanın geleceği ve insanların gıdaya ulaşmasına destek olabilirsiniz.

Dünya Sağlık Örgütü’nün sürdürülebilir sağlıklı diyetlerin taşıması gerektiğini belirttiği özellikler şunlar:

  • Yağ tüketiminde doymuş yağ yerine doymamış yağ tercih edilmeli, trans yağ kullanılmamalı.
  • Günlük tuz tüketimi 5 gramın altında olmalı.
  • Sağlıklı diyetler çok çeşitli gıdaları barındırmalı.
  • İşlenmiş gıdalar hiç tüketilmemeli ya da çok az miktarda alınmalı.
  • Günde en az 400 gram meyve-sebze yenmeli.
  • Şeker tüketimi günlük enerji alımının %10, hatta ideal olarak %5’inden az olmalı.
  • Bebekler ilk 6 ay anne sütü ile beslenmeli ve 2 yaşına kadar da ek gıda desteği ile beraber anne sütü almalı.

Besin Çeşitliliği ve Akdeniz Tipi Beslenme: WHO’ya göre tahıllar, baklagiller, kuruyemişler ve çok çeşitli meyve sebze tüketilmeli. Ortalama miktarda yumurta, süt ürünleri ve balık tüketilebilir. Kırmızı etin ise az tüketilmesi önerilir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün besin tüketimi önerileri Akdeniz tipi beslenme ile oldukça benzer. İlgili raporda da Akdeniz diyetinin; yetersiz beslenme, obezite, mikro besin eksikleri gibi sağlık durumları ile mücadele ettiği için giderek ilgi gördüğü belirtiliyor.

WHO, sürdürülebilir beslenme ile ilgili raporda Akdeniz tipi beslenmeyi; çok meyve-sebze ile baklagillerin tüketildiği, zeytinyağının istenilen miktarda yendiği, balık ve süt ürünlerinin ortalama, kırmızı etin ise az oranda yendiği bir diyet olarak tarif ediyor. Akdeniz tipi beslenme hakkında daha detaylı bilgi almak için Sağlıklı Beslenmenin Sırrı: Akdeniz Diyeti başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Gıda Üretim ve Tüketim Süreçleri: WHO, yemek üretim süreç ve şartlarının da sürdürülebilir bir yaşamı inşa etmede önemli olduğunu belirtiyor. Gıda üretiminde hormon kullanımının azaltılması, paketlemede plastiğin tercih edilmemesi, avcılıktan kaçınılması, biyo çeşitliliğin korunması gerektiği belirtiliyor.

Tüketicilere yönelik ise enerji, büyüme ve gelişim ihtiyaçlarını karşılayacak kadar tüketilmesi, ihtiyaç fazlasının ise satın alınmaması öneriliyor. Ayrıca yerel kültüre, mutfak özelliklerine, bilgisine ve yemek kültürüne saygı duymanın önemi vurgulanıyor. Yemek israfının azaltılması gerektiği de belirtiliyor. Siz de evinizde yiyecek israfını önleyerek yetersiz beslenme riskini yaşayan kişilerin sayısının azalmasına destek olabilirsiniz. Gıda israfını önlemenin yollarını öğrenmek için de Yiyecek İsrafını Önlemenin 5 Yolu başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı diyetler yani beslenme şekilleri benimsemenin hem bireylerin hem de toplumun refahı için büyük önem taşıdığını belirtir. Siz de dünyanın geleceğine katkıda bulunmak ve sağlığınızı korumak için sürdürülebilir beslenme ilkelerini uygulayabilirsiniz.


Sosyal medyada paylaşın

Ara

 

Popüler Yazılar

 

Benzer Yazılar